blogterapisi
0 Takipçi | 1 Takip
Kategorilerim

Televizyon

Kategori Adı Giriniz

Diğer İçeriklerim (2)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)
12 02 2013

Sevgili Kapitalizm...

            Bir koşuşturma, bir telaş, bir heyecan… Çok az kaldı… Ya farklı olmazsa, sıradan kalırsa… Yer bulamazsam… Şaşırtamazsam…             İlk Sevgililer günümüz… İlk doğum günü… Tanışma yıldönümümüz… 5. Evlilik yıldönümümüz… Anneler günü… Babalar günü… Sürer gider bu liste… Kol saati… Tek gül… Akıllı telefon… İç çamaşırı… Ayakkabı… Pırlanta… Şehir dışında konaklama… Araba… Parfüm… Lüks otel rezervasyonu… Ceket… Netbook… Altın kalpli kolye… Bunlar da hediye alternatifleri… Aman dikkat… Artık hediye değiştirme kartları da var sakın ucuza kaçmayın… Hediyeniz ne kadar pahalıysa, o kadar çok seviyorsunuz demektir…             Para harcayacaksınız, anladık… Anladık da, ya EMEK… Hani sevgi emek isterdi… Türk Dil Kurumu şöyle diyor emek için… Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü… Uzun ve yorucu özenli çalışma… İnsanın bilinçli olarak, belli bir amaca ulaşmak için giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendini değiştiren çalışma süreci…             Yani açıkçası ‘’zor iş’’…             Öyle bir hal aldık ki, bugün emek vererek oluşturulan bir şeyin kalplerde karşılığı yok… En son ne zaman sevdiğinize iki satır yazıp, ona ne kadar... Devamı

07 02 2013

EY SEYİRCİ...

    Avrupa sinemasını çoktan alaşağı edip, Amerikan  sinemasına çok  yaklaştığımız şu günlerde, mutfakta neler olduğunu merak edenler vardır herhalde... Mutfağın sadece bir çekmecesinden bahsedeceğim ben... Ses... Hani  plazmalarımızda, LCD'lerimizde, 5+1 ya da 7+1'lerimizde duyamadığımız şey... Birdenbire bir sihirli değnek dokundu dizi piyasasına, dublajlı izlediğimiz tüm diziler oldu size sesli (sessiz)... Peki neden..? Dertsiz başını neden derde soktu yapımcılar..? Kanallar neden teker teker dizileri kaldırıp, yerine dizi değil de başka formatlara yer veriyor..? 1932 yılında bir ekmek fabrikasından dönüştürülerek bir film-dublaj stüdyosu kurulur Vali Konağı Caddesi'nde...İpek Film Stüdyosu... Başına dublaj yönetmeni olarak, eminim ki ismi daha önce kulağınıza çalınmıştır; Nazım Hikmet getirilir... ''Film seslendirilir ve emekçinin teri soğumadan, emeğinin karşılığı verilir'' der Nazım Hikmet... İşte o günden bu yana böyle yapılagelir bu iş... Gel zaman git zaman dublajcıların aldığı bu peşin para, yapımcıların gözüne batar... Adamlar haklıdır, sabahın köründen gecenin bir başka körüne kadar çalıştırdığı oyuncalara, yeri geldiğinde o günün parasını üç-dört ay belki daha fazla süre sonra öderken, bu dublajcı tayfasının ayrıcalığı nedir..? Yeterlilik - Bundan, fazla değil daha 3 sene önce sinema filmlerinin ses ekiplerinin işi bitmesi beklenirdi, yeni işlere dahil edilebilmeleri için... Bir elin parmaklarını geçmezdi çünkü sayıları... Nitelikli, işinin ehli kişilerdi... Toplam 80-90 parça dizinin, işinin ehli kişilerce yapılması olasılığı nedir sizce..? VAHİY yoluyla mı öğrendiler mesleği 2-3 yılda sizce..? Ey seyirci, işte bu yüzdendir bir oyuncunun sesinin tekli pla... Devamı

06 02 2013

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

Devamı